‘CHP milli güvenlik tehdididir’

TAHRİK KAMPANYASI: 12 kahraman evladımızın şehit olması; İsrail’den ABD’ye, bazı Ortadoğu ülkelerinden Avrupa ülkelerine kadar müştereken kurulan saldırı ve suikast düzeneğinin harekete geçirilmesinin kahredici sonucudur. Tetiği çeken PKK’lı teröristtir; ancak silahı temin eden, hedefi gösteren, eylem zamanını belirleyen güçler, terörizmi himaye eden alçaklardır. Türkiye’nin hızını yavaşlatmak, milli birlik ve kardeşliğimizi yaralamak için menfur bir operasyon devrededir. Bu operasyonda CHP’nin DEM’lenmesi amaçlanmıştır. Son günlerdeki tartışmalara baktığımızda, devletimizin hükümranlık haklarını tahrip, milletimizin de sinir uçlarını tahriş eden provokasyonlar olduğunu görmek mümkündür. Göstere göstere terörizme güzelleme yapıyorlar. Dişimizi sıkıyor ‘ya sabır’ diyoruz, herhangi bir taşkın müdahaleye tevessül etmeyelim istiyoruz. Ne var ki estirilen tahrik kampanyası sağduyulu ve soğukkanlı duruşumuzu gittikçe sarsıyor.

TBMM’DE TERÖRİST İSTEMİYORUZ: Biz TBMM’de terörist, canilerin sırtını sıvazlayan namertleri istemiyoruz. PKK lehine gözetleme kulesi işlevi gören, sözde Kürdistan havariliğinden vazgeçmeyen, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne düşman kesilen sözde parti veya partilerin TBMM’de bulunması, hazine yardımı ve maaş almaları rezalettir, milletimize karşı en aşağılayıcı muamelemedir.

BİLDİRİ TEPKİSİ: CHP bu metnin neresini beğenmedi? DEM’in siyasi kolonu olmayı nasıl hazmetti? CHP yönetimi Türkiye Cumhuriyeti’nin karşısına geçmiştir. Hepsine birden ‘yazıklar olsun’ diyorum. Özgür Özel zıvanadan çıkmış, zirzop siyasetiyle bindiği dalı kesmeye başlamıştır. Demirtaş’ı selamlayıp bölücülerin elini eteğini öpen bu gafilin, bölücülük narkozuyla uyuşturulduğu ortadadır. TBMM’nin ortak açıklamasına imza atmayarak PKK’nın safına geçen CHP, DEM kadar milli güvenlik tehdididir.

‘DEM vekillerinin maaşı şehit ailelerine verilsin’

4 ÖNERİ: İlk önerim , 57 DEM milletvekilinin maaşının ve Hazine yardımının kesilerek terörle mücadeleye ve şehit ailelerine aktarılmasıdır. İkinci önerim, teröre yardım ve yataklık yapan, sözde milletvekillerinin dokunulmazlık dosyalarının karara bağlanarak acilen mahkemeye çıkarılmasıdır. Üçüncü önerim, AYM’nin yeniden yapılandırılması ya da kapatılmasıdır. Dördüncü önerim de, kürsü dokunulmazlığı sınırlarının yeni baştan çizilmesidir.

‘Bay Zühtü ipin kimin elinde’

AYM’YE TEPKİ: Bekleyen 129 bin 140 bireysel başvuru dosyası varken, mahkûm Can Atalay dosyasını acilen inceleyip hak ihlali kararı verilmesinin izahını kara cübbeli işbirlikçiler nasıl yapacaktır? ‘Uzaktan kumandalı yargı da, yargıç da olmaz’ diyen Bay Zühtü, senin kumandan, ipin kimin elinde?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx